Kategori arşivi: Sağlık

İdrar Yolları Rahatsızlıklarına Bitkisel Reçeteler

Karabaş otu: 5-10 gr ufalanmış bitki 1 bardak kaynar suya konulur ve 10 dk bekletilir. 3-4 bardak günlük olarak içilir.

Andız otu kökü: 4-10 gr kök 1 bardak kaynar suya konulur, 10 dk bekletilir. 2-3 bardak günlük olarak içilir.

Toz haline getirilen andız otu köklerinden 2-10 gr günlük olarak içilir.idrar yolu rahatsızlığı, idrar yolu sorunlarında bitkisel çözümler, idrar yolu çözümü bitkisel tedaviÇatlak otu: 4-6 gr çatlak otu yumrusu 1 bardak suya konulur, 10 dk kaynatılır ve 1 günde tüketilir.

Çam sakızı: Hap halinde günde 0.5-2 gr kullanılır. (antiseptik etkisi vardır.) Böbrek hastaları kullanamaz.

Günde 1-1.5 gr hap halinde ya da aynı miktar süt içerisinde eritilerek çam katranı kullanılır.

Sarı kantaron: 500 gr sarı kantaron 8 kilo kaynar su içerisine konulur. 40 dk kaynatılır, süzülür. Dolapta muhafaza edilir. Yemeklerden 1 saat önce 1 bardak sabah, öğle, akşam içilir.

Kamış kökü: 30 gr kamış kökü, 20 gr meyan kökü 500 gr suya konulur. 10-20 dk kaynatıldıktan sonra 1-2 bardak günlük olarak içilir.

Kargı kamışı: 25 gr kamış kökü, 20 gr meyan kökü 500 gr suya konulur. 10-20 dk kadar kaynatılıp, 2-3 bardak günlük olarak içilir.

Kebabiye: 1 çay kaşığı toz kebabiye 1 bardak kaynar suya konulur ve 10 dk bekletilir. 2-3 bardak günlük olarak içilir.

10 gr kebabiye 1 bardak suya konulur ve 10 dk kaynatılır. 2-3 bardak günlük olarak içilir.

Toz haline getirilen kebabiyeden 0.5-1 gr günlük olarak içilir. ağızda çiğnemek sureti ile de kebabiye kullanılabilir. (antiseptik olarak)

Kılıç otu-sarı kantaron: 2 gr taze ya da kuru bitki 1 bardak kaynar suya konulur ya da bitki kurutulur. 10 dk bekletilir ve içilir.

Kiraz sapı: 4-6 gr kiraz sapı 1 bardak kaynar suya konulur ve 10 dk bekletilir. 2-3 bardak günlük olarak içilir.

Ardıç tohumu: 2-4 gr tohum 1 bardak kaynar suya konulur ve 10 dk bekletilir. 2-3 bardak günlük olarak içilir.

Okaliptüs: 4 gr yaprak 1 bardak kaynar suya konulur ve 10 dk bekletilir. Balla tatlandırılarak 2-3 bardak günlük olarak içilir.

Geyik dili: 6-12 gr yaprak 1 bardak kaynar suya konulur ve 10 dk bekletilir. Balla tatlandırılarak 1-2 bardak günlük olarak içilir.

Reyhan esansı: 5-6 damla reyhan esansından 1 şekerle idrar yolları antiseptiği olarak alınır.

Semizotu: 7 gr semizotu 1 bardak kaynar suya doğranıp konulur ve 20 dk bekletilir. 1 bardak yemeklerden 1-2 saat sonra içilir.

Şalgam tohumu: 5 gr tohum toz halinde, 5 gr ıhlamur 1 bardak kaynar suya konulur ve 10 dk bekletilir. 2 bardak günlük olarak içilir.

Menengiç sakızı: 0.2-0.5 gr günde 3-4 defa alınır.

Yer sarmaşığı: 1 tatlı kaşığı bitkiden 1 bardak kaynar suya konulur ve 10 dk bekletilir. Birer bardak yemek sırasında içilir. taze bitki sıkılırsa eğer 10 gr günlük olarak içilir.

Su zambağı: 2-10 gr kök 1 bardak kaynar suya konulur ve 10 dk bekletilir. 2-3 bardak günlük olarak içilir.

Taş anasonu: 10 gr kök 1 bardak kaynar suya konulur ve 10 dk bekletilir. Birkaç defada günlük olarak tüketilir.

Maydanoz tohumu: 4-10 gr tohum 1 bardak kaynar suya konulur ve 10 dk bekletilir. 2-3 bardak günlük olarak içilir. 10 gr maydanoz 1 bardak suya konulur ve 5 dk kaynatılır. 10 dk bekletildikten sonra da 3-4 bardak günlük olarak içilir.

Gliserin: 1-2 kaşık gliserin günlük olarak içilir.

Habbuleziz: Gıda olarak habbülleziz yumruları yenilir.

Koca yemiş yaprağı: 2 gr yaprak 1 bardak kaynar suya konulur ve 10 dk bekletilir. 3 bardak günlük olarak içilir.

Meyveleri, idrar yolları hastalıklarında yemiş olarak yenilir.

Sandal ağacı yaprağı: 2 gr yaprak 1 bardak kaynar suya konulur ve 10 dk bekletilir. 3 bardak günlük olarak içilir.

Gıvıştan otu: 10 gr bitki kökü ya da dalları 1 bardak kaynar suya konulur ve 10 dk bekletilir. 3 bardak günlük olarak içilir.

Kokulu yonca: Toz haline kokulu yonca yaprak ya da tohumu getirilir ve 2gr günlük olarak içilir.

Kasık otu: 2 kaşık taze bitki 1 bardak kaynar suya konulur ve 10 dk bekletilir. 1 kere de içilir.

Kayışkıran kökü: 4-10 gr kök 1 bardak suya konulur ve 10 dk kaynatılır. 2-3 bardak günlük olarak içilir.

Hatmi çiçeği: 10 gr çiçek 1 bardak kaynar suya konulur ve 10 dk bekletilir. Balla tatlandırılarak 2-3 bardak günlük olarak içilir.

Çoban üzümü yaprağı (yaban mersini): 10 gr yaprak 1 bardak kaynar suya konulur ve 10 dk bekletilir. 2-3 bardak günlük olarak içilir.

Civan perçemi: 10 gr bitki 1 bardak kaynar suya konulur ve 10 dk bekletilir. 2-3 bardak günlük olarak içilir.

Hayıt tohumu: 4-10 gr tohum 1 bardak kaynar suya konulur ve 10 dk bekletilir. 2-3 bardak günlük olarak içilir.

Böbreğe İyi Gelen Besinler

Böbrek sağlığınızın iyi gitmesi için bazı besinleri tüketmeniz gerekmektedir. Böbrek rahatsızlığı olanlar çok iyi bilir ki böbrek ağrıları diğer organların ağrılarına benzemez, oldukça etkilidir ve insanın günlük yaşamını olumsuz etkiler. Bu nedenle yenilen ve içilenlere çok dikkat edilmesi gerekmektir. Bazı yiyecekler vardır ki böbreğe adeta doğal ilaç görevi göstermektedir.böbreğe ne iyi gelir, böbreğe iyi gelen besinler neler, böbrek sağlığına iyi gelenlerYemek ile birlikte yoğurt tüketin

Yoğurt kalsiyum ve D vitamini açısından oldukça etkilidir. Bu nedenle böbrek sağlığı denilince ilk akla gelen besinlerden biri yoğurttur. Yoğurdu özellikle yemek ile birlikte tüketmek böbreklere çok daha yararlı olacaktır. Çinko ve demir bakımından zengin olan besinler de böbreğe çok iyi gelmektedir. Çinko ve demiri fazlasıyla içeren kabak çekirdeği böbrek hastalarına çok iyi gelmektedir. Kabak çekirdeğinin böbreğe iyi gelmesinin bir başka sebebi de omega 3 içermesidir. Kabak çekirdeğinin yalnızca böbreğe iyi geldiğini söylemek yanlış olur. Kabak çekirdeği ayrıca şekeri düzenler, bağışıklık sistemini güçlendirir ve psikolojik olarak insanı rahat ettirir.

Böbrek taşlarına bal kabağı

Böbrek hastalığı denilince ilk akla gelen hastalık böbrek taşı oluşumudur. Böbrek taşları en güçlü insanı bile yıkacak kadar ağrılıdır. Kalsiyum bal kabağı içerisinde çok fazla bulunmaktadır. Bu kalsiyumda böbrek taşı oluşumunu engellemektedir. Böbreklere çok yararlı olan bir diğer besin de elmadır. Bildiğiniz üzere iki çeşit elma bulunmaktadır. Elmalardan kırmızı olanı böbrek için daha etkili bir ilaçtır. Hem böbrek hastalarını iyileştirir hem de böbrek hastalıkları oluşmadan insanları korumaktadır. Elma lif açısından çok zengindir. Lifler böbreği temizlemektedir. Her gün bir elma tüketmek her insan için önemlidir.

Maydanozun böbreğe etkisi

Maydanoz C vitamini bakımından çok güçlüdür. C vitamini dışında da birçok vitamin ve mineral içermektedir. Maydanoz böbreklerin çalışmasına destek olmaktadır. Böbrekler için suyun ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliyoruz. Maydanoz su durumunu dengeler, bu nedenle de böbreğe en yararlı besinlerdendir. Maydanozun her sabah çiğ olarak tüketilmesi büyük yarar sağlamaktadır. Çünkü sabah ve çiğ tüketilen maydanoz demir depolarını doldurmaktadır. Böylece gün boyu enerjiniz yüksek olmaktadır.

Bel ağrısı nasıl geçer?

Hareketsiz yaşam tarzı ve aşırı kilo alımı bel ağrılarının nedenleri arasında yer alır. Bel ağrısı nasıl geçer derseniz en önemli detay spor yapılması ve bireyin kendini zorlamamasıdır. Hareketlik olmadığı için güçsüzleşen bel kasları alınan aşırı kilonun verdiği ağır yükten dolayı bel ağrılarına neden oluyor. Aşırı stresli yaşam tarzı insan vücudunu her açıdan olumsuz etkileyen önemli bir detaydır. Bilhassa stres oranı fazla meslek gruplarında bulunan kişilerde bel ağrıları daha fazla görülüyor. Yanlış yatak ve ya sandalye seçimi de bel ağrılarına zemin hazırlar. Ergonomik yapıya sahip olmayan yatak seçimi ve ofis koltukları nedeniyle bel ağrıları kronik hale gelmektedir. Eklemlerde uzun vadede meydana gelen yıpranmalar zamanla kireçlenmeye dönüşebiliyor. Yaş almaya bağlı olarak gelişim gösteren kireçlenme de bel ağrısının nedenlerindendir. Sigara kullanımın bel ağrısına sebep olduğu ispatlanmıştır.bel ağrısı, bel ağrısı nedenleri, bel ağrısı çözümleriRomatizmal hastalıklara dikkat edin!

Yaşanan bel ağrıları sebebiyle yaşam kalitesi düşebilir ve hastalara gerekli olan tedavi uygulanmadığında zamanlarda sorunun ilerleyip devam ettiğinde ağrıların kronikleşir. Özellikle romatizmal hastalık genç erkeklerde görülebilen bir sağlık problemidir. Bu hastalıkta ise bel fıtığından farklı olarak ağrı istirahatle geçmeyip tam aksine artış gösterir. Ağrı seviyesinin artarak devam ettiği romatizmal hastalığında belde belirgin bir ağrı olmasa dahi topuklarda ağrı, gezici kalça ağrısı, diz ve ayak bileklerinde şişme yaşanabilir. Sabahları uyanıldıktan sonra bel bölgesinde bir saatten uzun süren tutulma söz konusu varsa mutlaka uzmana başvurmalısınız. Bel ağrısının tedavisinde genel olarak çok yönlü bir yaklaşım uygulanır. Tedavi planına öncelikle ayrıntılı muayene ile tetkiklerle başlanması gerekir. Mekanik bel ağrılarında genellikle ilaç tedavisi, istirahat ve fizik tedavi yöntemleriyle geçmektedir. Ama bunlara destek olarak egzersiz yapılması tedaviye sonuç alınmasını kolaylaştıracaktır. Mekanik bel ağrısı yaşayan bireylerin çok az bir kısmında bacaklarda his kaybı gelişebiliyor bu durum acil cerrahi müdahale gerekmektedir. Romatizmal bel ağrılarında hasta düzenli kontrol ve takip altında olması sizin için daha iyi olacaktır. Son zamanlarda kullanılan anti romatizmal ilaçlarla tedavinin başarısı artış göstermiştir.

Ortodonti Tedavisi Nedir?

Ortodonti tedavi diş diziliminin düzgün olmadığı takdirde, düzgünleştirilmesine yönelik adımların atıldığı bir tedavi yöntemidir.

Tedavi Fiyatlarının Değişiminin Nedenleri Nelerdir?

Diş telleri malzemelerinin menşeileri Avrupa, Amerika veya Çin’dir. Piyasada bilindik Avrupa markaları fiyat olarak daha yüksektir. En uygun fiyat Çin menşeili markalardır. Fiyatı oluşturan ana etken braket ve diş telidir. Şeffaf braketlerin fiyatları diğerlerine göre daha yüksektir. Seçeceğiniz braket türü porselen, seramik olabilir. Braket malzemesinin türü de tedavinin maliyetini etkileyecektir. Lingual Tedavi Daha Pahalı Bir Tedavi Sürecidir Ontodontist tedavide normal diş teli, lingual diş teli veya şeffaf plakalar seçebilirsiniz. Normal diş teli dişlerin önüne görünür şekilde takılacak olan diş telidir. Lingual diş teli dişlerin iç yüzeyine, ağızda dile bakan yüzeyine yerleştirilen ve dışarıdan görünmeyen diş telleridir. Fiyatları normal diş teline göre daha pahalıdır.ortodonti nedir, ortodonti tedavisi, ortodonti tedavisi nasıl yapılırDişlerin arkasına yerleştirilen braketlerin her biri dişlerin eğimi dikkate alınarak laboratuvar uygulamalarıyla yapılır. Laboratuvar uygulamaları işin içine girdiği için fiyat artacaktır. Ayrıca Incognito ve Harmony diye bilinen iki farklı teknik de lingual tedavi sırasında kullanılan tekniklerdir. Bu tekniklerde CAD- CAM programları ile hastaya özel braket tasarımı yapılacaktır. Kullanılan braketler altın ve nikel- titanyum alaşımı olmaktadır. Lingual tedavi hastanın yaşına, çene yapışına ve gülüşüne uygun kişiye özel tasarlanır; böylece dışarıdan fark edilmez. İlave olarak kişinin diş ve çene yapısı ve buna göre değilecek olan tedavi seyri, tedavi maliyetini etkileyecektir.

Surrenal Hastalıklar Nelerdir?

Surrenal hastalıklar böbrek üstü bezinin bağlı bulunduğu hastalıklardır. Bu hastalıklar adından da anlaşılacağı gibi böbrek üstünde meydana gelen hastalıklardır. Hipofiz isimli bezin kontrolü ile böbrek üstü bezleri çalışmaktadır. Böbreküstü bezlerden kortizol ve katekolemin hormonlarının salınımı yapılmaktadır. Vücutta ani hareketlere yol açan adrenalin hormonlarını salgılanması böbrek üstü bezlerine bağlıdır. Bu hormonların aşırı salınımı feokromasitoma gibi yüksek tansiyon hastalıklarına neden olmaktadır. Kortizol hormonunun fazla salınımında hastanın kilo problemleri ortaya çıkmaktadır. Kilo fazlalığı, yüksek tansiyon, istenmeyen ve aşırı şekilde meydana gelen tüylenmeler, üreme fonksiyonlarının bozulması, cushing sendromu gibi istenmeyen durumlara yol açmaktadır.surrenal hastalıklar, surrenal hastalık belirtileri, surrenal hastalıkların tedavisiBöbrek üstü bezlerinin her ikisinin birden olmaması ya da bir hastalık nedeni ile kaybedilmesi durumu hayatı idame ettiremeyecek, ölümcül hadiselere yol açmaktadır. Bu bezlerde salgılanan hormonların fazlalıkları yüksek tansiyon, azlıkları ise, surrenal yetmezliği olan addison denilen böbrek üstü yetmezliklerine yol açmaktadır. Bu nedenle kilo fazlalığı olan kişilerde metabolik kavram içinde incelenen yüksek tansiyon ve diyabet ile birlikte seyreden hastalıklarda böbrek üstü bezi fonksiyonlarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Surrenal hastalıklarda bir problem ile karşılaşılması durumunda bunun ortaya konularak tedavi edilmeye çalışılması hayati önem taşımaktadır.

Görüntüleme yöntemleri sıklıkla kullanıldığı için tomografide ya da emarda böbrek üstü bezinde irili ufaklı kitlelere rastlanmaktadır. Bu rastlanılan vakalara rastlantısal böbrek üstü kitleleri denilmektedir. Bu kitle ile karşılaşıldığı zaman ilk olarak yapılması gereken durum bu kitlenin hormon salgılayıp salgılamadığına bakılmalıdır. Kortizol ve adrenalin hormonlarına bakılarak kitlenin hormon salgısına bakılır. Eğer bu kitle hormon salgılamıyorsa yapılması gereken tek işlem bu kitlenin durumunu belirli aralıklar ile takip etmektir. Yıllık olarak düzenli bir şekilde hasta izlenilmektedir. Eğer hormon salgılıyor ise, çapına bakılmaksızın acilen ameliyat ile alınması gerekmektedir. Günümüzde yapılan sürrenal hastalıklara bağlı olarak oluşan kitlelerde ameliyatlarda sadece kitle değil, böbrek üstü bezinin tamamı alınmaktadır. Kitle 4cm. boyutundaysa veya bu boyutun üzerindeyse kanser riski taşıma ihtimali yüksek olduğu için acilen ameliyata alınması gerekmektedir. Ameliyat sonrasında hasta rutin kontroller ile normal yaşantısına dönebilmektedir. 2 yılda bir düzenli kontrol bu ameliyat sonrası için yeterli görülmektedir.

Migren Tedavisi Nasıl Yapılır?

Migren tedavisine başlamadan önce migren, diğer baş ağrısı sebeplerinden ayırdedilmeli ve altta yatan hastalıkların tespit edilmesinden sonra migren tanısı konmalıdır. Migren ile birlikte en sık görülenleri inme, epilepsi, depresyon, mani, kaygı ve panik gibi psikolojik bozukluklar yer almaktadır. İlaç tedavisi en popüler olarak ülkemizde halka sunulan dayatılan seçenektir. Migren Tedavisi Fakat son yıllarda Amerika’da yaptığı çalışmalarla migren cerrahisinde öncü olanmigren tedavisi, migren tedavisi yapımı, migren tedavisi nasıl yapılırBahman Guyuron ve ekibi birlikte yaptığı çalışmalarıbilimsel olarak yayınlamış ve migren hastalığının sanılan tanımlamaların aksine kranyal sinirlerin sıkışması ile tetiklenen ve cerrahi olarak (ilaç tedavisi kontrendike olan hastalarda) baş ağrısının düşünülenden çok yüksek olduğunu ispat etmişlerdir. Amerika’da hızla yayılan ve popüler olan plastik cerrahi ve kulak burun boğaz baş boyun cerrahisi uzmanlarının fasiyal plastik cerrahların uğraştığı bir ana cerrahi konsept ortaya konmuştur. Migren cerrahisinde temel olarak 4 tetikleyici bölge tanımlanmıştır. Sırasıyla bunlar;

Burun ve sinüsler

Frontal bölge ( supra troklear ve supra orbital sinirler )

Temporal bölge ( trigeminal sinirin zigomatiko-temporal dalı )

Oksipital bölge ( büyük oksipital sinir )

Migrende cerrahiye karar vermek için, tetik bölgelere sırayla botilinum A toksininin enjekte edilmesi ve migren baş ağrısının azalması ya daiyileşmesiyle tespit edilir. Yapılan çalışmalarda tetik bölgelerinden frontal bölge %90, temporal bölge %80, oksipital bölge % 40, burun ve sinüs bölgesi %60 migren baş ağrısının kaynağı olduğu tespit edilmiştir.

Kepçe Kulak Estetiği Ameliyatı

Kulak estetiği ameliyatında, kulak kıkırdağında normalde mevcut olan Y kıvrımı oluşturmak esas amaçtır. Bu şekilde kulak kepçesinin arkaya doğru kıvrılması ve baş ile normal açı (34 derece civarı) yapması sağlanır.kepçe kulak, kepçe kulak ameliyatı yapımı, kepçe kulak tedavisiAmeliyat, anestezi sağlandıktan sonra kulak arkasından yapılan bir kesi ile başlar. Buradan kulak kıkırdağının arka yüzü açılır. Y kıvrımını sağlamak için kıkırdak üzerinde özel doku boyası ile yapılan işaretlere uyularak kıkırdak uygun yerlerinden törpülenerek inceltilir. Bu inceltme, kıkırdağın yumuşatılarak daha kolay şekil almasını sağlar.

Daha sonra kıvrımın kalıcı olmasını sağlamak için kıkırdak dokuya kulak için imal edilen özel dikişler konur. Bu dikişler renksiz olmalıdır. Renkli dikişler, ödem geçtikten sonra deri altından görünür hale gelebilir.

Kulak kepçesinin baş ile yaptığı açı, 30-35 derecedir. Bu açının durumu dikişler düğümlenirken kontrol edilir. Daha sonra deri eriyen dikişlerle dikilir. Ameliyat kulak arkasından yapıldığı için dıştan herhangi bir iz görünmeyecektir. Ayrıca iz, 6-12 ay içinde azalarak neredeyse belirsiz hale gelir. Ameliyat ortalama bir saat kadar sürebilir. Ameliyat sonunda kulak üzerine hafif basınçlı bir sargı uygulanır.

Şişmanlık İle Baş Etme Yolları

Zamanımızda fazla kilolu olmak “kişinin harcadığından daha fazla kalori almasının kaçınılmaz sonu” gibi belirtilse de de gerçekte bu durum büyük bir sorunu basitleştirmektir. Tüketilen gıdaların içerisindeki gizli bileşenlerde de kişinin kilo almasını sağlamakta ve en başta obezite hastalığı olmak üzere çoğu hastalığın önünü açmaktadır.şişmanlık tedavisi, şişmanlık nedenleri, şişmanlığı tedavi etme yollarıİnsanlık tarihinin en eski düşmanlarından olan şişmanlık, fazla yağların olmaması gereken bölgelerde depolanması ve vücudunda buna tahammül edemeyecek dereceye gelmesiyle oluşmaktadır. Aşırı derecede besin tüketimi ve kişinin hareketsiz bir yaşam sürmesi fazla kiloların en büyük sebepleri arasında gösterilmektedir. Tüketilen gıdaların bünyemizin tanımadığı şeker, yağ ve amino asitler içermesi kilo aldıran sebeplerdendir.

Sindirilerek kana karışması sağlanan bütün gıdalar gerek yardım almadan gerekse proteinlerce karaciğere ulaştırılmaktadır. Kişinin karaciğeri bu besinleri ayırmakta ve gerekmesi durumunda da işleme tabi tutmaktadır. Besinleri işleyen karaciğer daha sonrada bunları kana teslim etmektedir. Kana teslim edemediklerini ise depolamaktadır. Trans ve oksitlenmiş yağlar veya vücudun kana karışmasını istemediği bu besinler bu depolanan maddeler arasındadır. Peki şişmanlık tedavileri gerek duyulan bir yöntem olmalı mıdır? Yoksa kişinin aşırı kilolu olmaması için şişmanlık tedavileri gerekmemekte midir?

 Şişmanlıkla baş etme yolları nelerdir?

 1)Öğünleri çok aceleye getirmeyip, rahat ve sakin bir yerde yemeye çalışmak ve tüketilen gıdaları iyice çiğnemek.

 2)Yemek sırasında birkaç yudumdan daha fazla su içmemek.

  3)Günlük vücuda alınan kalorinin dörtte üçünü kahvaltıda ve öğlen yemeğinde almaya çalışmak, akşam yemeği sonrasında ise gıda tüketmemek.

  4)Hazır gıdadan çok doğal ortamında otlayarak beslenmiş hayvanların etlerini ve yumurtalarını yemek, dana etini ve tavuk etini ızgara yapmak yerine güveçte pişirmek daha sağlıklı olmaktadır ve şişmanlıkla baş etme yollarındandır.

 5)Meyve ve sebze alırken bilinçli davranıp tazesini ve hormonsuzunu tercih etmek.

 6)Kahvaltı haricinde yemekse beraber meyve tüketmemek.

 7)Hazır sütlerden ziyade açık alınan sütlerden yapılan yoğurtları tüketmek

  8)Yağsız ve light dediğimiz gıdaların tüketimini bilinçli bir şekilde yapmak.

  9)Salatalara nar ekşisi, elma sirkesi gibi ürünler ekleyip tüketmek ve gerektiği kadarıyla turşu tüketmek.

 10.)Tahlil yaptırarak vücutta bulunan tiroid hormonlarının ve insülin düzeyinin durumunu öğrenmek.

11)Hazır ve paketlenmiş gıdaları bilinçli tüketip tatlandırıcıları doktora danışıp kullanmak.

12)Geceleri kalite bir uyku uyuyup, stresi kişinin hayatından çıkarmaması da şişmanlıkla baş etme yolları arasındandır.

Grip Hakkında Şaşırtıcı Gerçekler

Birçok kişi gribe bir virüsün neden olduğunu düşünüyor ancak bu durum böyle değil. Ortak soğuk algınlığı olarak belirttiğimiz semptomlara neden olan 200’den fazla virüs var. Rinovirüsler soğuk algınlığının çoğuna neden olur, ancak bunlar koronavirüsler, enterovirüsler ve diğerlerinden de kaynaklanabilir.grip hakkında bilinmesi gerekenler, grip nedenleri, gripten korunma yolları

Bu belirtilere neden olan çok virüs olduğu için, gribin kesin bir tedavi yöntemi bulunmayabilir.

Antibiyotikler Gribi Tedavi Etmez

Antibiyotikler virüsleri öldürmezler. İnsanlar antibiyotik kullanmanın soğuk algınlığı semptomlarını gidereceklerini düşünmek istiyorlar ancak yapmayacaklardır. Antibiyotikler virüs değil bakterileri öldürürler. Soğuk algınlığı virüslerden kaynaklanır ve bir bakteriden kaynaklanan ikincil enfeksiyon gelişmediği sürece, antibiyotikler antibiyotik direncine yol açan şey dışında herhangi bir şey yapmazlar.

Soğuk Algınlığının Gribe Dönüşmesi

Soğuk algınlığı 2-3 günden sonra daha da kötüleşir ve daha sonra iyileşmeye başlar. Grip aniden ortaya çıkıyor – “bir kamyonun çarpması” gibi hissettiriyor. Soğuk algınlığı grip haline dönüşmez. Çok farklı virüslerden kaynaklanır ve biri diğerine dönüşemez.

Yılın Herhangi Bir Zamanında Grip Olabilirsin

Grip daha soğuk kış aylarında daha yaygın olmakla birlikte, yıl boyunca dolaşmaktadırlar. Yılın herhangi bir ayında grip olaanız kesinlikle mümkündür. Yaşadığınız semptomlar başka hastalıkların veya alerjilerin belirtilerine benzeyebileceğinden, sizi kötü hissettiren şeyleri bulmak her zaman kolay değildir.

Soğuk Hava Gribe Neden Olmaz

Tıpkı gribin, yılın her hangi bir zamanında ortaya çıkabildiği gibi, soğuk hava bunlara neden olmaz. Soğuk algınlığına neden olan virüslerin ve gribin, hava (ve burun geçişlerimiz) daha kuru olduğu soğuk aylarda daha kolay dolaşabileceğine dair bazı kanıtlar vardır. Ancak soğuk algınlığı virüslerden kaynaklanır, hava durumundan kaynaklı değildir.

Sosyal Medya Yalanları

Herkes, internette bulduğu ipuçlarını özellikle sosyal medyada paylaşmayı sever. Ne yazık ki, sağlığınızı iyileştirmek ve gribi tedavi etmek konusunda yaygın olan makaleler ve yararlı ipuçlarının birçoğu tamamen yanıltıcıdır.

Hemoroid Bitkisel İlaç Tedavisi

Hemoroid hastalığı birçok insanda görülen ve çok büyük bir oranda kabızlık şikayeti yaşayan insanlar da görülmektedir. Kabızlık sorunu olan insanlar tuvalet esnasında çok fazla ıkınarak kendilerini zorlamaktadır. Bu durum anüs kaslarının fazla kasılmasına neden olduğundan, kalın bağırsak içerisindeki katılaşmış dışkının damarlara daha da fazla zarar vermesine neden olur. Hemoroid hastalığından korunmak aslında tamamen kişinin elinde olan bir durumdur. Çünkü kabızlık ve dolayısı ile Hemoroid hastalığına kişinin edindiği yanlış alışkanlıklar neden olmaktadır.hemoroid tedavisi, hemoroid tedavisi ilaçları, hemoroid nasıl tedavi edilirKabızlığa bağlı gelişen Hemoroid hastalığından korunmanın temel yolu, dengeli beslenmektir. Kuru gıdalar ve fast food tarzı ürünlerin tüketilmesi alışkanlık haline geldiğinden, basur hastalığı geçiren insanların sayısı da son derece hızlı bir biçimde artmıştır. Neredeyse içerisinde hiç lif olmayan hazır gıdalar, çok hızlı bir şekilde sindirime uğrarlar ve içeriğinde insan vücudu için yararlı herhangi bir madde kalmadığında kalın bağırsağa ulaşmış olurlar. Kalın bağırsak yapısı gereği içerisinden geçen besinlerin içindeki suyu ve maddeleri emdiğinden, bu kuru gıdaların daha da fazla sertleşmesine neden olur. Böylece sert haldeki dışkı tuvalet esnasında kalın bağırsağın çıkış noktasındaki damarlara zarar vererek, kişinin Hemoroid hastası olmasına neden olur.
Hemoroid hastalığından korunmanın birinci kuralı, doğal ürünler ile beslenmektir. Sebze ve meyveler içerdikleri yoğun lif oranı ile kabızlık ve dolayısı ile basur hastalığından korunmak için idealdir. Bu besinlerin içerisinde bulunan lifler, ağırlıklarının 30 katı kadar su çekebilmektedir. Böylece bağırsaklarda emilime uğradıkların içlerinde çok fazla su olduğundan, hemen katı hale geçmeyerek kolay bir şekilde vücuttan atılırlar. Bu nedenle lif oranı yüksek besinleri düzenli olarak tüketmek, insanların sindirim işlemini çok rahat yapmalarına neden olur. Rahat bir şekilde tuvaletini yapan kişinin kendisini zorlamasına neden olmadığından ve dışkısı kalın bağırsak damarlarına zarar verecek kadar sert olmadığından, basur hastalığını da yakalanma ihtimali çok büyük bir ölçüde düşmektedir.

Hemoroid hastalığından korunmak için insanların unutmaması gereken bir diğer konu da düzenli su içmektedir. Vücudun günlük faaliyetlerini sağlıklı bir şekilde yapabilmesi için her insanın günde en az 8-10 bardak su içmesi gerekmektedir.