Gül Hastalığı Nedir ve Belirtileri Neler Olmaktadır?

Gül hastalığı ve ya diğer ismiyle roza hastalığı, genellikle yüzde kızarıklar şeklinde görülür. Bu kızarıklar zamanla şişkince kabarıklara dönüşür ve damarların bulunduğu bölgelerde daha fazla görünür bir hal almaktadır. Gül hastalığı yüz dışında vücudun farklı bölgelerinde görülebilir ve bulaşıcı bir hastalık olmadığını belirtelim. Hastalığın ilk başlangıcında hastalar durumdan pek rahatsız olmasalar da kızarıkların yüze yayılmasıyla birlikte şikâyetlerde artma başlıyor. Gül hastalığı nasıl geçer yanaklardan başlayarak göz etrafına daha sonrada alın ve burun bölgesine yayılarak başlamaktadır. Bu kızarıklar belli bir süre sonra kaybolur. Gül hastalığının neden dolayı oluştuğu şimdiye kadar yapılan çalışmalar neticesinde henüz bulunmuş durumda değildir. Ama bazı genetik faktörlerin etkili olduğu tahmin ediliyor. Mantar bakterilerinin veya alerjik reaksiyonların etkili olduğu pek söylenemiyor. Tedavisi mümkün olan hastalığın tedavi süreci uzun bir zaman alır. Eğer ki, önlem alınmaz ise yüzde ve vücutta oluşan bu kızarıklar kalıcı bir hal alır. Gül hastalığının oluşumunu kolaylaştıran ve hastalığın vücutta yayılmasını hızlandıran bazı faktörlerin olduğu tespit edilmektedir. Bu faktörler ise;gül hastalığı nedir, gül hastalığı nasıl tedavi edilir, gül hastalığı belirtileri

  • Cilt tipine uyumlu olmayan kozmetik ve makyaj ürünlerinin kullanılması gerekir,
  • Güneş ışınlarına ve sıcağa maruz kalmamalısınız,
  • Aşırı derecede strese maruz kalmak ve ya çeşitli parazitlerin oluşumu gül hastalığının oluşumunu kolaylaştırdığı tespit edilmiştir.

Uzun bir tedavi sürecine sahip olan hastalık yaklaşık 3-7 ay arası çeşitli tedavi yöntemleri uygulanmak suretiyle sonuç alınmaya çalışılıyor. Gül hastalığı nasıl geçer ve tedavisi çeşitli antibiyotik ilaç takviyeleri ile başlar. Bununla beraber yine antibiyotik içerikli merhemlerde hastalığın tedavisinde yaygın olarak kullanılır. Bu antibiyotik ilaçlar kullanılırken hastalardan bazı gıdalardan uzak durmaları ve özellikle de güneş ışınlarına maruz kalmamaları isteniyor. Gül hastalığı ile mücadele eden hastalar güneş ışınlarından çok iyi korunmaları, acılı ve baharatlı yiyecekleri tüketmemeleri tedaviye büyük destek vermesi açısından önemlilik arz eder. Çay, kahve ile buna benzer içecekler damarlarda genişleme etkisi yapabileceği için hastalığın daha hızlı yayılmasına neden olacağı için hastalık döneminde uzak durmalısınız.

Kaliteli Uyku Nedir?

Kaliteli bir gece uykusu, uykuyu takip eden gün içerisinde fiziksel ve zihinsel açıdan rahat olmanız için hayati bir önem taşımaktadır. Sıkça bölünen ya da dinlenilemeden bitirilen uyku yorgunluk, konsantrasyon kaybı, stres, işgücü eksikliği şeklinde kötü etkilere sebep olur. Uykusuzluk özellikle sürekli bir hale dönüştüğünde, bağışıklık ve onarım sistemlerimizi tehlikeye atar. Enfeksiyonlar ve birçok hastalıklara yakalanma ihtimaliniz yüksek oranda artırır. Kaliteli bir uyku yaşam kalitemizi arttırır. Uyku esnasında kendini en verimli şekilde onaran beden bu sayede o günün yarattığı fiziksel, mental ve duygusal stresten kurtulma şansını yakalar. Dikkat edin, bir veya iki gece üst üste geç uyuduğumuz, uykumuzu alamadığımız zaman kendimizi aksi, hırçın veya yorgun halde hissederiz. İyi ve düzenli uyku sağlıklı bir duygusal gelişme için oldukça önemlidir.kaliteli uyku ne demek, kaliteli uykunun unsurları, nasıl kaliteli uyku uyunur

Kaliteli Bir Uyku İçin YapmanızGerekenler

Haftanın her gününde aynı saatlerde uyumaya ve aynı saatlerde uyanmaya özen gösterin. Bununla beraber düzenli spor yapmanızın da faydasını göreceksiniz. Akşam yemeklerinizi uyumadan en az 2-3 saat önce yemelisiniz ki uyku esnasında rahatsızlık hissi yaşamayın. Çay, kahve, kola gibi kafeinli olan sıvıları, yatmadan 3 saat önceki zamanda tüketmeyin. Uyumadan 15 dakika önce içeceğiniz ılık süt ya da alacağınız ılık dış uykuya dalmanızı kolaylaştırır. Yatak odanızın sıcaklığını 18-21 C°arasında ayarlamanız daha rahat uykuya dalmanızı ve daha kaliteli bir uyku sağlayacaktır. Mümkün olduğunca sağ tarafınızın üzerine yatın. Yüzüstü veya sırtüstü yatılması solunum ve kalple ilgili hastalıklar açısından sakıncalı olabilir. Ayrıca uyku kalitesini bozan burun tıkanıklığı, sinüzit, uyku apnesi, alerji, aşırı kilo, tiroid, kalp ve romatizmal hastalıklar gibi nedenler, vücudunuzun dinlenmesini engelleyerek bunların dışında da sağlık sorunları yaşamanıza neden olabilir. Bu nedenle kaliteli bir uyku için mutlaka genel sağlık kontrollerinizi yaptırın.

Sıkça bölünen ya da dinlenilemeden bitirilen uyku yorgunluk, konsantrasyon kaybı, stres, işgücü eksikliği şeklinde kötü etkilere sebep olur. Uykusuzluk özellikle sürekli bir hale dönüştüğünde, bağışıklık ve onarım sistemlerimizi tehlikeye atar. Enfeksiyonlar ve birçok hastalıklara yakalanma ihtimaliniz yüksek oranda artırır. Kaliteli bir uyku yaşam kalitemizi arttırır. Uyku esnasında kendini en verimli şekilde onaran beden bu sayede o günün yarattığı fiziksel, mental ve duygusal stresten kurtulma şansını yakalar. Dikkat edin, bir veya iki gece üst üste geç uyuduğumuz, uykumuzu alamadığımız zaman kendimizi aksi, hırçın veya yorgun halde hissederiz. İyi ve düzenli uyku sağlıklı bir duygusal gelişme için oldukça önemlidir.

Çocuklar ve Elektronik Eşyalar Arasındaki İlişki

Teknolojinin gelişmesi ile birlikte hızla yayılan elektronik eşya kullanımı çocukları da etki alanına almaktadır. Özellikle oyun döneminde olan çocuklar elektronik eşyaları oyun aracı olarak görmektedirler ve bu da beraberinde bağımlılığa sebep olmaktadır. Peki bu durumun sebepleri neler olabilir? Günümüzde yapılan yanlışlardan biri de çocuğun eline cep telefonu vermektedir. Hatta bazı aileler çocuklarına yemek yedirmek istediklerinde cep telefonu aracılığı ile yemek yedirmektedirler. Çocuğun eline telefon vermek çocuğa bir şeyler kazandırmayacaktır. Telefonun oyun aracı olduğunu öğrenmemeli aksine bilgiye ulaşmada gerekli olduğunu öğrenmelidir.çocukların elektronik eşya merakı, çocukların elektronik eşya kullanımı, elektronik eşyalar ve çocuklar

Elektronik Eşya ve Çocuk

Yetişkinlerin bile asosyal olduğu günümüzde çocukların elektronik eşya bağımlılığı normal karşılanmaktadır. Özellikle tablet, bilgisayar ve cep telefonunun bu kadar gelişmesi çocukları sosyal hayattan koparmış, kapalı bir çember içerisine alarak hem asosyalleştirmiş hem de bağımlı hale getirmiştir. Çevreye olan güvensizliğin had safhada olduğu günümüz dünyasında çocukların elektronik eşya bağımlılığına göz yumulmuş, dışarıda olumsuz bir olay yaşamasındansa evde tablet, cep telefonu vb. eşyalar ile vakit geçirmesi kabul görmüştür. Fakat bu ilişkinin doğuracağı olumsuz sonuçları da göz ardı etmemek gerekmektedir. Çocuğun hem iç dünyasını hem de gelecek hayatını etkileyecek olan bu bağımlılıktan kaçınmak için ebeveynlerin bu konuda daha dikkatli olması beklenmektedir.

Ebeveynlerin Dikkat Etmesi Gereken Hususlar

Elektronik eşyaların sürekli göze temas eden ışıkları hem çocukların göz yapılarına zarar vermekte, hem de çocukların boyun ağrılarına sebep olmaktadır. Bu durum ilerisi için kalıcı hastalıkların zeminini oluşturmaktadır. Bunu engellemek adına ebeveynler çocuklarının gerekirse yanlarında bulunarak güvenli bir ortamda vakit geçirmelerini sağlamalı, sosyalleşmeleri açısından aktivitelere ve kurslara göndermeli, elektronik eşya kullanımlarına mutlaka günlük limit getirmelidir. Ayrıca anne ve babalar özellikle çocukların yanında cep telefonu ile oynamamalı bunun bilgiye ulaşmada gerekli olduğu vurgusunu yapmalıdırlar. Bu sayede sağlıklı bir kullanım ortaya çıkacaktır. Günümüzde birçok çocuk elektronik eşya bağımlısı olarak yer almaktadır. Bunun en baş sebepleri anne ve babalardır. Bu konuda uzman birinden eğitim almak çocuğunuzu geleceğe hazırlamanızda size yardımcı olacaktır.

Bebeklerde Bıngıldağın Kapanması

Günümüzde sıklıkla duyduğumuz Bebeklerde Bıngıldak Ne Zaman Kapanır sorusunun yanıtını doğru bir şekilde yazımızda bulursunuz. Bebekler doğduğunda başında yumuşak noktalar olur ve çoğu anne-baba bu doğal oluşum nedeniyle oldukça endişeli davranırlar. Oysa bıngıldak beynin sağlıklı bir şekilde gelişmesine izin vermekle kalmaz aynı zamanda onu darbelere karşı da koruma sağlanır. İsterseniz gelin bıngıldağın neye yaradığını daha ayrıntılı bir şekilde belirtelim. Bebekler yeni doğdukları dönemde çoğu zaman uyurlar. Bazen de yalnızca etraflarına bakarlar. Ne şekilde olursa olsun yeni doğmuş bebekler sanki başka bir dünyadan gelmiş gibidirler. Ve vücutları gelişimine halen devam ediyor. Bunun en büyük kanıtı da bebeğinizin kafasında bulunan bıngıldaklar olduğu bilinmektedir. Elinizi bebeğinizin kafasına koyduğunuzda kafatası kemiklerinin henüz tamamlanmamış olduğunu ve özellikle bebeğinizin hayatının parmaklarınızın altında olduğunu hissedersiniz.bebeklerde bıngıldak ne zaman kapanır, bebeklerin bıngıldak oluşumu, bebeklerin bıngıldağının kapanması ne zaman gerçekleşir

Anne ya da babayı endişelendiren de şüphesiz ki, bu konudur. Genel olarak insan vücudunun en hassas kısmı olan ve özellikle beyni koruyan kafatası kemikleri nasıl doğumdan sonra açık bir şekilde kalıyor? Gelin belirtelim. Sert darbelerden korumalısınız. Bebekler 9 aydan sonra dünyaya geldiklerinde başlarında bulunan açıklık ve ya daha doğru söylemek gerekirse açıklar çünkü 6 tanedir ve en fazla 3×2 santime ulaşırlar. Aslında ortada endişelenecek bir durum bulunmaz. Çünkü kafatası kemiklerinin ‘esnekliği’ aslında çocuklar için oldukça önemli bir durumdur. Kafatası kemiklerinin esnek olması çocukları sert darbelerden koruyor ve anne rahminden çıkabilmelerine izin vermektedir. Doğum sırasında kafatası kemiklerinin esnekliği annenin bebeği dışarı itme çabalarına karşılık verir ve onları birbirine yakınlaştırır. Bebeğin başının anne rahminden dışarı çıkması kafatası kemiklerinin esnekliğine bağlı olmaktadır. Yeni doğan bebeğin vücudunda en büyük nokta baş kısımlarıdır. Bu sebeple bebeklerin başları bir kez dışarı çıktığında vücutlarının dışarı çıkması da oldukça kolaydır. Bebeklerde Bıngıldak Ne Zaman Kapanır konusuna daha fazla netlik kazandırıyoruz. Beynin büyümesi için ise; Bıngıldak aynı zamanda beynin uygun zamanda ve uygun ritimle büyümesine de olanak vermektedir. Kol ve ya bacak gibi uzun kemiklerde kemiklerin uzamasını sağlayan bölge diğer ismiyle büyüme kıkırdağı orta kısımda bulunmaktadır.