Çocukları Yalancı Memeden Ayırma

Anneler çocuklarına oldukça fazla düşkündür. Bu sebepten dolayı sürekli onların isteklerine boyun eğer durumdadırlar. Hele ki çocuklar bebeklik çağından henüz çıkıyorsa oldukça fazla ilgi gören çocuklar bazı alışkanlıklarından vazgeçirilmeye çalıştıklarında bir hayli fazla sorun çıkartmaktadır. Ortaya çıkan sorunlardan en sık karşılaşılanı yalancı memeden ayrılmadır. Anneler çocuklarının yalancı memeden vazgeçmelerini isterler ve bu yönde bazı adımlar atarlar. Ancak çocuklar için alışkanlıklarını bir kenara bırakmak oldukça zordur. Bu sebepten dolayı meme alışkanlığından kurtulma döneminde yumuşak huylu davranılması ve sakin olunmalıdır. Bir anne olarak sizlerin çocuklarınıza yol gösterici olmanız gerektiğini düşünürsek, bu görevinizin başlangıcı olarak memeden ayrılma aşamasını ele alabiliriz.Çocukları memeden vazgeçirme, çocuklara yalancı memeyi bıraktırma, çocukları yalancı memeden vazgeçirme

Çocukları yalancı memeden vazgeçirmek için başvurulabilecek birkaç yol vardır. Bu yolların ülkemizde en sık kullanılanı çocuğu tiksindirmedir. Acı biber vb. gibi tadı kötü olan şeylere bandırılan veya sürtülen yalancı meme çocuğa verilir ve ondan tiksinmesi, korkması beklenir. Bu çok geçici bir çözümdür ve çocuğunuz eğer 3-4 yaşlarına kadar gelmişse o memeyi kullanmayacaktır ancak sizden başka bir tane almanızı isteyebilecektir. Böyle bir sorun ile karşılaşmamak için yapabileceğiniz en güzel şey çocuğunuz ile aranızda bir oyun kurmak olacaktır. Örneğin; çocuğunuza emziğini çıkardığında bir parça çikolata verin ve emziğini takmazsa daha fazlasını vereceğinizi söyleyin. Emziğini takmadığı sürelerde çikolata isterse verin, ama ağzında emzik varken sizden çikolata isterse veremeyeceğini emziği çıkarması gerektiğini söyleyin. Eğer çocuğunuz henüz çok küçükse ve mantıklı yorumlamalar yapamıyorsa memeyi kuş aldı, kayboldu diyerek saklayın ve onun dikkatini memeden farklı bir yöne çekin.

Çocukların dikkatini memeden farklı şeylere çekerseniz bir süre sonra arada bir memesini sorsa da sürekli dikkatini dağıtacağınız için bir süre sonra memesini unutacaktır. Her ne kadar çok basitmiş gibi görünse de alışkanlıkların vazgeçilmesi zor şeyler olduğunu unutmayarak buna göre hareket etmenizi tavsiye ederiz. Hele ki vazgeçilecek alışkanlık bir çocuk ile alakalı ise işler biraz daha çıkmaza girebilir. Sakinliğinizi koruyun ve emin adımlarla tavsiyelerimizi uygulayın.

Depresyondan Korunmanın Yolları Nelerdir?

İnsanlar arada bir kendilerini kötü hissedebilirler bu doğal bir şeydir. En nihayetinde insan olmanın şartlarından birisi duyları en üst derecede yaşayabilmektir. Ancak bu kendini kötü hissetme durumu haddinden fazla uzun sürerse o zaman bazı sorunlar ortaya çıkmaya başlamaktadır. Bu sorunların tıbbi ismi depresyondur. Eğer sık sık ağlıyor, sebepsiz yere üzülüyorsanız ve saatlerde uyumanıza rağmen yine de uyuma ihtiyacı hissediyorsanız bu depresyona girmiş olabileceğinize dair bir işarettir. Depresyondan korunmak için yapabileceğiniz bazı şeyler bulunmaktadır.Depresyondan korunma yolları, depresyondan kurtulma, depresyonu defetme yolları

Depresyonu başınızdan atmak için kendinizi mutlu hissedeceğiniz şeylere yönelmeniz en güzel yoldur. Çikolata yemek size iyi hissettiriyorsa çikolata tüketin, televizyonda film izlemek can sıkıntısını alıyorsa kendinizi tamamen iyi hissedinceye kadar televizyon izleyebilirsiniz. Özetle yapmanız gereken şey kendinize değer vermeniz ve iyi hissettiren şeylere yakınlaşıp kötü hissettiren şeylerden uzak kalmanızdır. Depresyondan korunmak için yapabileceğiniz bazı şeyleri ise şöyle sıralayabiliriz.

Odanıza gün doğmasına izin verin

Özellikle ilk bahar ve sonbahar aylarında birçok kişi uyanmakta zorluk çeker. Bunun sonucunda da bir türlü yataktan kalkmak bilmezler. Uykunuz yokken yatakta geçireceğiniz her bir dakika depresyona açık bir davettir. Bu nedenle mutlaka alarmınız çaldığı gibi uyanmalısınız. Sabaha karşı alarmınız çalmadan uyandıysanız ve normal uyanma saatinize göre birkaç saat varsa tekrar yatmayıp gün doğumunu beklemeden güne erken başlarsanız depresyonu kendinizden biraz daha uzak tutabilirsiniz.

Depresyonu gün ışığı ile defedin

Depresyon moral emen bir vampirdir ve en etkili kurtulma yolu da gün ışığıdır. Hava ne kadar kapalı olursa olsun bulutlar sizi vazgeçirmesin ve daima gün içinde dışarı çıkın. Bulutlar ne kadar kara olursa olsun gün ışığı odanıza göre dışarıda daha fazladır ve temiz hava ile güneş ışığı moral yükselten şeylerdir. Bu nedenle her gün en azından yarım saat dahi olsa yürüyüşe çıkın ve güneş ışığından faydalanın.

Hayatınıza Hareket Katın

Vücudun tembelleşmesi depresyona davet çıkartan etkenlerden bir tanesidir. Bu sebepten dolayı mutlaka sporu hayatınıza sokun. Gün içinde kalbinizin 140’ın üzerinde attığından emin olun. Birkaç saat yapacağınız spor sonrasında alacağınız ılık duş kendinizi çok daha iyi hissetmenizi sağlayacaktır.

Bir Aracın Kazalı Olduğu Nasıl Anlaşılır?

ÖTV ve benzeri birçok şeye zam gelmesi sonucunda ne yazık ki sıfır araba piyasası aldı başını yürüdü gidiyor. Durum böyle olunca dar gelirli olup da araç almaya kalkışan kişilerin birçoğu ikinci el araçlara yönelmeye başladı. Eğer siz de ikinci el araç almak isteyen biriyseniz mutlaka vereceğimiz tavsiyelere özen gösterin.Aracın kazalı olduğunu anlama, ikinci el kazalı araba, ikinci el araç alırken dikkat edilmesi gerekenler

İkinci el piyasasında tahmin edebileceğinizden çok daha fazla dolandırıcı ne yazık ki bulunmaktadır. Dolandırıcı dediysek paranızı alıp da aracı teslim etmeyen kişilerden bahsetmiyoruz. Parasını alıp sizi affedersiniz keriz yerine koyan kişilerden bahsediyoruz. İkinci el araç satan kişilerin en büyük yalanlarından bir tanesi aracı kazalı olduğu halde “vallahi kız gibi araba bende darbe var aracımda darbe, kaza, bela hiçbir şey yok” demeleridir. Karşıdan baktığınızda gerçekten de araba cillop gibidir, hiçbir yerinde bir şey yoktur. 20 yaşındaki araba sanki fabrikadan yeni çıkmış gibi ışıl ışıl parlar. Ancak tabii bu bir yalan ile karşı karşıya kaldığınızın bariz kanıtıdır. Aracı satan kişiye “hemşerim bu araba 20 yaşında ama parıl parıl parlıyor hayırdır kaza bela mı var bunda, boyattınız mı dersiniz” cevap olarak “vallahi ağabeycim birkaç çiziği vardı gelen giden laf ediyor diye bir pasta cila attırdık, arabaya yapılan bütün işlem bu” diyerek usta satıcılığını gösterir. İnanmalı mısınız elbette ki hayır.

Bir aracın kazalı olduğunu anlayabilmenizin birkaç yolu vardır. Eğer satın aldığınız araç ekspertiz yapılabilecek yaşta bir araç ise ekspertiz yaptırarak değişen parçası var mı, tavan direkleri sağlam mı, kaç kat boya var vb. gibi şeyleri öğrenebilirsiniz. Ekspertize girecek bir araç almıyorsanız ya da ekspertize verecek param yok diyorsanız da kendiniz bazı şeylere bakabilirsiniz. Örneğin; bir aracın kazalı olup olmadığını anlamak için tüm kapılarını sırasıyla açıp kapatın kapılar açılıp kapanırken herhangi bir kasılma, ses gelmesi vb. gibi durum varsa o araç işlem görmüş demektir. Araca tam önden bakın ve iki fara olan kaput uzaklığını değerlendirin. Eğer kaput iki fara da eşit uzaklıkta değil ise o araç önden darbe almış ve toplanmış demektir.

Hamileliğe Hazırlık Süreci

Hamilelik bir kadının hayatında yaşayabileceği en özel süreçlerdendir.  Hem heyecan verici, hem kaygı uyandırıcı, hem ürkütücü, hem de huzur verici bir durumdur. Günümüzde, doğum kontrolü oldukça yaygın olduğu için kadınların bu en özel dönemi gerçekten hazır hissettiğinde deneyimleme imkanı bulunuyor. İstenen zaman belirlendikten sonra, hamileliğe hazırlık süreci hakkında araştırma yapıp bilgi sahibi olmakta yarar var. Bu yazımızda ise, doğru zamanı bekleyerek en uygun koşullar altında hayatının yeni dönemine adım atmak isteyenlere önerilerimiz var. Hamile kalmaya gerek ruhsal gerekse de bedensel olarak hazır hisseden hamile adayının bu aşamadan sonra adet çevrimini takip etmesi gerekmektedir.  Kadınların çoğunda 28 günlük adet çevrimi var ve 1. Gün adet çevriminin ilk günü olarak kabul edilmektedir. Yumurtlama olarak adlandırılan yumurtanın döl yatağına geçişi bu ilk gün referans olarak alınarak yaklaşık 14 gün sonra olmaktadır. Dolayısıyla, hamile kalmaya en uygun zamanı 12 ile 16. gün arasındaki dönem diyebiliriz. Hayali kurulan bu en özel sürece adım atmak için bu dönemleri takip etmek gerekir.hamileliğe nasıl hazırlanılmalı, hamilelik hazırlık sürecinde yapılacaklar, hamileliğe hazırlanma süreci

Hamilelikte Sağlıklı Beslenmenin Önemi

Eğer ki, artık bebek sahibi olmaya hazır hissediliyorsa ilk olarak, bedensel açıdan hamilelik dönemine hazır olmak konusunda da düşünmeye başlanması daha iyi olacaktır.  Öncelikle yapılması gereken sağlık ocağı ya da aile ve çocuk sağlığı merkezlerinden birine giderek orada görevli ebe hemşirelerle görüşüp folik asit gibi hamilelik süresince vücudun ve bebeğin ihtiyacı olan desteklerin alınmaya başlanmalıdır.  Öte yandan ise, hamilelik için sağlıklı bir başlangıç isteniyorsa hamile kalmaya karar verilmesinden itibaren vücuda alınan zararlı maddelerin alkol, sigara, vb. kullanımının derhal bırakılması gerekir. Bu, sağlıklı bir hamilelik geçirmek için atılması gereken en önemli adımlardandır. Bununla beraber düzenli ve sağlıklı bir beslenme rejimi uygulanması gerekiyor. Bir hamile adayı için en sağlıklı beslenme diyeti et ve balığı, tereyağı, yoğurt gibi süt ürünlerini, kepekli ekmek ve ya tahıllı gıdaları, pirinç ve baklagilleri, taze ve kurutulmuş meyveler ile taze sebze ve yeşilliklerin tümünü içermektedir. Şeker ve yağlı besinlerin en aza indirilmesi ise hamile adayı için faydalı olacaktır.

Böbrek Taşını Düşürmek İçin Beslenme Önerileri

Su içmeyi ihmal etmeyin: Taşın düşmesi için mutlaka yeterli miktarda sıvı tüketmesi gerekir. İçtiğiniz suyun yeterli olup olmadığını idrar renginden anlamanız mümkündür. İdrarınız koyu sarı renkteyse az su içtiğinizi gösterirken açık sarı renkteyse ya da berraksa yeterli miktarda su içtiğiniz anlamına geliyor.böbrek taşını düşürme yolları, böbrek taşı nasıl düşer, böbrek taşı düşürme

Sirke: Böbrek taşı düşürmek için kullanılan geleneksel yöntemler arasında yer almaktadır. Sirkenin böbrek taşını düşürmeye yardımcı olduğu konusunda bazı araştırma sonuçları da mevcuttur. Kanın ve idrarın alkalize olmasına yardımcı olan sirke böbrek taşlarının daha kolay kırılmasını sağlamaktadır. Tabi bu herkes için aynı etkiyi yaratacağı ya da çok büyük taşların parçalanmasını sağlayacağı anlamına gelmez. Sirkeyi 2 farklı şekilde tüketilebilir. İlk olarak 1 ölçü sirkeyi, 2 ölçü balla iyice karıştırarak tüketmelisiniz. Eğer ki, karışım çok yoğun gelirse suyla inceltmelisiniz. Diğer yöntem içinse zeytinyağı ve limona ihtiyacınız vardır. Yarım limon suyunu, 1 çay kaşığı zeytinyağı ile 1 tatlı çay kaşığı sirkeyle karıştırınız. Bu karışımdan sonra ise 1 büyük su bardağı oda sıcaklığında su içiniz.

Böbrek Taşı Riskini Azaltmak İçin Yapılması Gerekenler

Su: Vücudun ihtiyacı olan miktarda su içmek yalnızca böbrek taşını düşürmek için değil böbrek taşı oluşumunu engellemek içinde önemlilerdir. Gereken sıvıları kahve, çay ya da kola gibi yarardan çok zararı dokunacak içecekler yerine su içerek alınız.

Oksalat Tüketimi: Bazı gıdalar fazlası böbrek taşı oluşumuna sebebiyet verebilen oksalattan yüksek miktarda içermektedir. Mesela; böğürtlen, ahududu, yaban mersini, kuş üzümü, çilek, kivi, incir, mor üzüm, mandalina ile erik diğer meyvelere oranla daha fazla oksalat içerir. Daha önce böbrek taşı sorunu yaşadıysanız bu meyveleri kontrollü olarak tüketilmesi gerekir.

C Vitamini: Günlük ihtiyaç duyulan C vitamini miktarından çok daha fazla C vitamini almak ve bunu uzun süre devam ettirmek böbrek taşı oluşumuna yol açmaktadır. Çünkü vücudumuz fazla C vitaminini vücuttan atmadan önce bir miktarını oksalata dönüşüyor.

Et ile Balık: Protein kaynağı olarak hayvansal gıdaları tercih eden kişilerde ürik asit taşları daha sık görülmektedir. Bünyeniz böbrek taşı oluşturmaya yatkınsa protein kaynağı olarak daha az hayvansal gıda daha çok bitkisel gıda tüketmeye çalışmalısınız.